ORTA ASYA'DAN YÜKSELEN ÇIĞLIKLARI DÜNYA DUYMUYOR MU?

Tarih : 11/12/2014 05:12

Son bir yıl içinde Doğu Türkistan'da sular durulmuyor. Bölgeden gelen ölüm, tutuklama haberlerinin ardı arkası kesilmiyor. Ramazan bayramının ilk gününe rastlayan 28 Temmuz günü Doğu Türkistan'ın Yarkent ilçesine bağlı Alışkı ve Handi köylerinde yine büyük bir katliam yaşandı. Alınan bilgiler doğrultusunda olaylar aşağıdaki gibi değişti;

Bayramın ilk günü Uygurlar aynı köyden daha önce bir aileden 18 kişinin öldürülmesini ve Çin hükumeti tarafından olayın faillerin bulunmamasını protesto eder. Protestoculara Çin polislerince yapılan müdahale olayı büyütür. Çin askeri güçleri tarafından hava saldırıları yapılmaya başlanır. Bu hava saldırıları neticesinde Noçi Pazarı civarındaki iki köy halkı tamamen yok edilir. 2000-3000 kişinin öldüğü söylenen bu olaylar sonrası tutuklanan 27 Uygur'a ise idam cezası verilir.

1951'de yürürlüğe giren Uluslar arası Soykırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılması sözleşmesine göre; ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu bu nitelikleri yüzünden kısmen veya tamamen yok etmek ''soykırım''dır. Bu sözleşme bağlamında; hava saldırıları ile köylerin, köylerde yaşayan tüm halkın neredeyse tamamen yok edilmesi bir soykırım değilmidir. Dünya basınında birkaç satırla geçiştirilen bu katliamlar, dünyanın başka bir bölgesinde yaşansaydı, dünya medyası tarafından günlerce haber yapılmaz mıydı ve bu toplu yok edişlerin ''soykırım'' olduğu gerçeği ortaya konmaz mıydı? son yıllarda yükselen bir ivme gösteren, toplu ölümler ve ardı arkası kesilmeyen tutuklamalar ile Doğu Türkistan Asya'nın en derin acılarını çeken bölgesi durumundadır.

15 Ocak tarihinde evine baskın yapılarak tutuklanan Uygur Bilim adamı Prof.Dr. İlham Tohti'ye ömür boyu hapis cezası verilmesi ise, Çin'de sadece ve sadece düşüncemizi ifade etmenin bile ömür boyu hapis cezası almanıza neden olabileceğinin acı ama gerçek bir örneğidir. Tohti'nin tek yaptığı, halkının İnsanca yaşamasını istemek ve bunun için demokrasi ve hukukun üstünlüğünü savunarak, bu zeminde hareket etmektir. 23 Eylül'de Urumçi Orta Halk Mahkemesi'nde ömür boyu hapis cezasına çarptırılan ve bütün mal varlığına el konulan Pekin Merkezi Milletler Öğretim Üyesi Uygur Demokrasi ve Hukuk Hareketi lideri ve Uygurların Vicdanı olarak anılan Tohti'nin ceza evinde yazdığı mektubundan bazı bölümler Tohti'nin düşünce yapısını ve arzusunu açıkça ifade etmektedir.

  • ''kıt'a Çin'in gelecekte daha iyi olacağına Aziz Uygur Milletimin  anayasa ve Çin yasalarında güvence altına alınan hak ve hukuklarının bir gün mutlaka verileceğine ve bu insani ve yasal haklarına bir gün mutlaka saygı gösterileceğine inanıyorum''
  • ''Barış ve Özgürlük Allah'ın insanlara bir lütfu ve bir hediyesidir. Uygurlar ve etnik Çinlilerin ancak ve ancak, barış, karşılıklı anlayış, birbirlerine saygı ve dayanışma içerisinde ortak çıkarlarına erişebileceklerine inandım ve inanmaya da devam edeceğim''
  • ''Benim bu davamın Ana vatanımda yasalar ve bölge yasalarının bir kısmının da olsa uygulanmasına katkı sağlamasını ümit ediyorum''

İnsanca yaşam hakkı bu dünyada yaşamakta olan her bireyin en doğal hakkıdır ve de isteğidir. Bu açıdan; Uygur halkına Çin yasalarında güvence altına alınan hak ve özgürlüklerinin tez elden verilmesi için dünya devletlerinin ve özellikle Uygurlarca ikinci vatan kabul edilen Türkiye devletinin Orta Asya'nın bu hüzünlü sesine kulak vermesi temennisiyle...

Eser Türkistanlı Saka

Kaynak: http://www.siyasetcafe.com/eser-turkistanli-saka/1838-orta-asyadan-yukselen-cigliklari-dunya-duymuyor-mu


MAKALELER

ÇİN YÖNETİMİNİN "TERÖRIST" İDDİALARI
Yayın Tarihi: 16/09/2015 05:09
ÖKSÜZ VATAN.............
Yayın Tarihi: 01/08/2015 14:08
300 Uygur Türkü…
Yayın Tarihi: 01/08/2015 14:08

Bekleyiniz


2014 dtv Her hakkı saklıdır.